MAKSAT MUHABBET

Yaşanmış Korkunç Olay

4/4/2008 · Kategori: anlayana hikayeler

Bu olay Kayseri'nin Bünyan ilçesi'nde yasanmıştır. Olay Alfred Hitchcock'un meshur korku filmlerini bile çok gerilerde bırakacak kadar tüyler ürpertici. Gece bindiğiniz otomobilde direksiyonda kimse yoksa ne yapardınız?
Kendisi Bünyan'li olmayan, politikayla uğraşmis ve halen Kayseri'de yaşayan işadamı, Bünyan sınırında, Kayseri Malatya kara yolu üzerinde, bir benzin istasyonuna girer. Lokantaya oturur ve  orada kalabalık toplulukla birlikte bir ufak rakı içer. Yürüyüş mesafesindeki Bünyan'a gitmek için, lokantadan çıkar. Ancak dışarısı hem zifiri karanlik hem de korkunç bir kar-tipi fırtınası baslamıştır. Benzin istasyonuna yaklaşık 300 metre  mesafedeki, Bünyan'a dönüş yolu kenarına varır. Oradan geçen bir arabaya binip, Bünyan'a ulaşma derdindedir. Fırtına daha da  şiddetlenir. Adam birkaç adım ötesini bile görememektedir. Gelip geçen bir araba da yoktur. Nihayet karanlıklar içerisinde, hayalet gibi yavaş yavaş yaklaşan bir arabanın iki farını fark eder. Arabanın tam önünde yavaşlamasıyla birlikte hemen arka kapıyı  açar ve arabaya biner. Kapıyı kapatır, araba yeniden hareket  eder. İçeridekilere merhaba demek ister. Ama o da ne? Araba da  kimse olmadığı gibi, direksiyonda da kimse yok. Birden paniğe  kapılır. Korkuyla, hemen arabadan atlayıp, oradan koşarak  uzaklasmak ister ama hem araba hızlanmış, hem de korku ile dizleri  bağlanmış, hareket edemez hale gelmiştir. Araba keskin bir  viraja doğru yaklaşır. Adam dua etmeye baslar. Tüm günahlari için  tövbe eder. Arabayı durdurması için Allah'a yalvarır. Tam bu esnada, pencereden bir el uzanır ve direksiyonu  kıvırarak, sert virajdan arabanın doğru yola dönmesini sağlar. Her  tehlikeli dönemece yaklaştıkça, Allah'a yalvarış ve yakarışı artar ve her seferinde de bir el dışarıdan uzanıp, direksiyonu  çevirir. Sonunda kendisini biraz toparlar, ayaklarını kımıldatır "Ya  Allah koru beni..." deyip, kapıyı açmasıyla birlikte, kendisini arabadan dışarı fırlatır. Bir kaç takla attıktan sonra,  şarampolde kendisine gelir. Defalarca üç Kulfu bir Elham okuyarak,  Bünyan'a yürüyerek ulaşır ve bir kahvehaneye girer. Üstübaşı  ıslak ve şok haldedir. Kendisini tanıyanlar hemence sobanın  başına alırlar. Eline bir çay verirler. Bir müddet sonra  kendisine gelip, sesi titreyerek, başına gelen doğa üstü ve korkunç  olayı anlatır. Olayı dinleyenler inanmak istemeseler de, anlatan kişinin aklı başında ve toplumsal sorumluluk taşıyan bir pozisyonda olduğunu bildiklerinden, herkeste derin bir sessizlik oluşur. Yaklaşık yarım saat sonra, aynı kahvehaneye Koyunabdal Köyü'nden  iki kişi girer. Bir masaya oturur ve iki bardak çay  söylerler. Bu arada, gelenlerden birisi, diğerine şunları söyler;

-Hasan Yıldız baksana, şu sobanın başında oturan geri zekalı, bizim araba yolda kalınca, biz arabayı iterken, arabaya binip inen kişi değil mi?

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

2 yorum yazılmıştır

Yazan:isimsiz | Tarih: 2008-04-29 19:46:55
Konu: bünyanın hayaletleri:)))))

senin gibi ciddi birinden böyle komik şeyler okumak insanı şaşırtıyor hani

Bağlantı »

Yazan:NURCAN | Tarih: 2008-04-04 12:30:59
Konu: ÜLEE HATCEE

KIZIM NERDEN BULURSUN BUNLARI BİLMEM Kİ
NE HEYECANLA OKUYORDUUUM. BEN ÇOK SEVERİM KORKU FİLMLERİNİ FALANYA
ÇOKK GÜLDÜM ÜLEEEE

Bağlantı »

« Önceki :: Sonraki »