Kadınlarda Anemi
22/1/2008 · Kategori: beslenme bilgileri
Demirin, dokulara oksijen iletilmesini sağladığını anlatan Prof. Dr. Hakan Şatıroğlu, kadınların genellikle kandaki demir eksikliğine bağlı kansızlık problemi yaşadıklarını söyledi.
Şişkinliğin Nedenleri
21/1/2008 · Kategori: beslenme bilgileri
Gaz sorunu can sıkıcı bir problemdir. Ancak, yediklerinize dikkat ederek bunun üstesinden gelebilirsiniz
İSTANBUL - Mayo Clinic Health Letter’ın Ocak sayısında yayımlanan bir çalışmada, şişkinliğe neden olan bazı yiyecekler şu şekilde sıralanıyor...
Süt ürünleri
Süt ürünlerinin içinde bulunan laktoz, gaz oluşumunun başlıca nedenlerinden biridir. Laktoz içermeyen süt ürünleri bu konuda yardımcı olabilir. Ayrıca, yoğurt veya eski peynir, süt ürünlerinden rahatsız olan pek çok kişide problem oluşturmuyor.
Bazı sebzeler
Soğan, turp, lahana, kereviz, havuç, brüksel lahanası, brokoli, karnabahar, ve kuru fasulye gibi sebzelerin içinde bulunan bazı karbonhidratlar, gaz üretimine neden olabiliyor. Simetikon içeren ürünler bu konuda çözüm olabilir.
Aşırı meyve şekeri
Kuru erik, kuru üzüm, muz, elma, kayısı, veya kuru erik, üzüm ve elmadan yapılan meyve suları, gaza neden olabilir.
Aşırı lif
Öncelikle yüksek oranda lif içeren yiyeceklerin tüketimine son verip, daha sonra aşamalı olarak bu gıda maddelerini diyetinize ekleyerek, bedeninizin lifli yiyecekler konusunda tolerans gösterdiği en son miktarı bulabilirsiniz.
Bazı tatlandırıcılar
Şeker içermeyen çikolataların ve şekerlemelerin yapımında kullanılan, sorbitol, mannitol, ve ksilitol gibi tatlandırıcılar, bazı kişilerde ishale neden olabilir.
Yağlı yiyecekler
Yağda kızartılmış yiyecekler, yağlı etler ve bazı soslar şişkinliğe neden olabilir.
Asitli ve içkili içecekler
Bu tür içeceklerden uzak durmak, gaz üretiminin azalmasına yardımcı olabilir.
Şeker’i azdıran mutfak kültürü
21/1/2008 · Kategori: beslenme bilgileri
Mutfak kültürü diyabete yön veriyor. Türkiye’de diyabet hastalığının ortalaması yüzde 7-8 olmasına rağmen bu oran bol tatlı tüketilen güney illerinde yüzde 13’lere çıkıyor.
Türkiye’de diyabet hastalığının ortalamasının yüzde 7-8 olduğuna işaret eden Yrd. Doç. Edip Uçar, şunları kaydetti:
“Bu alanda lider iller genellikle doğu Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nden çıkıyor. İlk sırayı yüzde 13 ile Şanlıurfa alırken, 5’inci sıradaki Hatay’da bu oran yüzde 10,1. Diyabet hastalığı büyük oranda genetik olarak görülür. Gençlerde ve çocuklarda görülen diyabet hastalığı ise ırsi değil. Çoğunlukla kilolu, orta yaş ve üstü olanlarda görülür. Bu bölgede beslenme alışkanlığından kaynaklanan bir diyabet yoğunluğu var. Karbonhidratlı tatlı grubunun (künefe, kadayıf gibi) ve sakatat gibi hayvansal gıdaların çok tüketilmesi, hareketsiz yaşam sürülmesi diyabeti tetikliyor.”
“TÜM ORGANLARI OLUMSUZ ETKİLİYOR”
Uçar, diyabetin kronik bir hastalık olduğunu; söz konusu bölgeler başta olmak üzere risk grubundakilerin titizlikle incelenerek, önlemler alınması gerektiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:
“Bizim için en önemli nokta, şeker hastalarının tedavisinde zorlanıyor olmamız. Hastanın, bu hastalıkla yaşamayı bilmesi gerekir. Bu hastalık kronik olduğu için tamamen yok olması söz konusu değil. Amaç, hastaya daha kaliteli ve sağlıklı yaşam sunabilmek. Bunun için de hastanın kontrollere zamanında ve sürekli gelmesi gerekiyor. Şeker hastalığının vücutta etkilemediği organ yok. Her damarı, her siniri etkiler. Özellikle göz ve böbreklerde büyük hasar bırakmakta.”
“ŞİKAYETİ OLMAYANLAR DA TAHLİL YAPTIRMALI”
Diyabetin, diyetisyen ve hastanın tedaviye birlikte karar verecekleri bir hastalık olduğunu vurgulayan Uçar, bunlardan birinin eksikliğinin diyabet tedavisinin başarısız olması anlamına geldiğini söyledi.
Hastalara diyabet eğitiminin iyi verilmesi ve daha geniş kitlelere ulaşılması halinde başarılı olunacağına dikkati çeken Uçar, “Her hastamıza insülini nasıl yapacağını, nasıl beslenmesi gerektiğini ve egzersizleri nasıl yapması gerektiğini anlatıyoruz. Ailesinde şeker hastalığı olanlar ya da kendisinde şeker hastalığı belirtileri olanlar mutlaka bir sağlık merkezine başvurup kan şekeri ölçümlerini yaptırmaları gerekiyor. Hiçbir şikayeti olmayanların bile yılda en az bir kez ölçüm yaptırmaları gerekli. Ailede diyabet hastalığı varsa belirti olmasa bile 6 ayda bir kan şekeri ölçümü ve şeker yükleme testi yapılması gerekir” dedi.
Dengeli Beslenme Kuralları
9/1/2008 · Kategori: beslenme bilgileri
Dengeli Beslenme Kurallari
Yiyeceklerinizi haftalık olarak planlayın. Böylece alışveriş yaparken, abur cubur satın almaktan kurtulabilirsiniz.Asla süpermarkete aç gitmeyin. Eğer insanlar tok karnına alışverişe giderlerse, besin değeri daha yüksek yiyecekler alıyorlar. Abur cuburdan da uzak duruyorlar.
Daha hareketli olabilmek için hayatınızda, beslenme rejiminizde değişiklik yapmaktan kaçınmayın.
Bir günlük tutun. Hem ne yediğinizi, hem de ruh halinizi kaydedin. Eğer istemediğiniz halde yemek yiyorsanız, bir dakika sonra kendinizi kontrol altına alabilirsiniz. İradeyi kullanmak, dakikalarla başlar, saatlik, günlük, haftalık, aylık... sürelerle devam eder. Daima geriye dönüp kendinizi kontrol edin..
Hiçbir zaman neden kilo vermek istediğinizi unutmayın. Sıkıldığınızda veya diyet yapmaktan yorulduğunuzda eski fotoğraflarınıza göz atın. Ve her verdiğiniz kiloda kendinizi nasıl hissettiğinizi hatırlayın. Değişimin zamanla ve sabırla olacağını hep aklınızın bir köşesinde bulundurun.
Geçmişi değiştiremeyebiliriz ama gelecek için şansımızı deneyebiliriz.
Eğer istemediğiniz halde yemek yiyorsanız, bir dakika sonra kendinizi kontrol altına alabilirsiniz. İradeyi kullanmak, dakikalarla başlar, saatlik, günlük, haftalık, aylık... sürelerle devam eder.
Yeryüzündeki hiçbir yiyecek, sizin kendinizi zayıf hissetmenizden daha lezzetli olamaz.
Artık biliyorum ki, doğru seçimler yaparsam, zayıflayabilirim. Her an şu soruyu soruyorum: "Buna ihtiyacım var mı, gerçekten onu yemeyi istiyor muyum?
Eğer yemek yemek istemiyorsanız, yemek yiyebileceğiniz bir yere gitmeyin.
Sosyal zorunluluk olarak, bir partiye gidiyorsunuz, ne yiyeceğinizi de planlayın
Eğer bir açık büfe ile yüz yüze iseniz, hemen salata bölümüne gidin ve tabağınızı salatayla doldurun. İkinci kez gittiğinizde kendinizi tok hissedeceksiniz ve daha fazla kontrol edebileceksiniz.
Her zaman ölçülü olun. Porsiyonlarınız küçük olsun.
Bol sebze, Az yağ, Bardak bardak su... .
Yemeğe başlamadan önce bir bardak su için ve bu sırada düşünün, "Şu anda yemek yiyorum ama hedeflediğim kilodan uzaklaşıyorum." Kendi kendinizle yapacağınız tartışmalar işe yarayacak.
Bilinçli bir şekilde yemek yiyin. Yavaş olun. Ağzınıza götürdüğünüz her lokmaya dikkat edin.
Her yemekten sonra dişleriniz fırçalayın. Ağzınızdaki temizlik duygusu sizin bir kaç saat acıkmanızı engelliyor.
Yediklerimiz Nasıl Harcanır?
3 dilim ekmek
79 dakika yürüyüş veya 45 dakika ev temizliği
Kaşarlı tost
18 dakika jimnastik veya 11 dakika ip atlama
100 gr. pastırma
125 dakika kayak veya 36 dakika ev temizliği
1 kase mercimek çorbası
44 dakika yürüyüş veya 12 dakika ip atlama
1 tabak patlıcan musakka
28 dakika jimnastik veya 36 dakika ev temizliği
1 cheesburger
65 dakika jimnastik 39 dakika ip atlama
1 tabak zeytinyağlı barbunya
160 dakika kayak veya 80 dakika yürüyüş
1 adet muz
25 dakika yürüyüş veya 50 dakika kayak
1 dilim üzümlü kek
17 dakika jimnastik veya 22 dakika ev temizliği
Diyette Tatlı Krizleri
7/1/2008 · Kategori: beslenme bilgileri
Günlük enerji ihtiyacımızı temel besin öğeleri olan karbonhidrat, protein ve yağlardan karşılarız. Öğünlerde tüketilen karbonhidratlı besinler sindirim metabolizmasında glikoza (şekere) dönüşerek emilimi tamamlar ve kana geçer.
Glikoz öncelikle beynin ilk enerji kaynağıdır. Ancak tüm metabolizma ve organlar tarafından kullanılır. Vücudun ihtiyacı olan glikozu (yani şekeri) doğal olarak meyvelerden (meyve şekeri olan fruktozdan), emilimi daha uzun süren ve kan şekerini hızlı yükseltmeyen tahıllardan (kepekli pirinç, kepekli makarna, bulgur), süt şekerinden (laktoz), kurubaklagillerden ve karbonhidrat bakımından zengin olan bazı sebzelerden (bezelye, patates gibi) elde ederiz.
Vücudun şekere ihtiyacı var mı?
Vücudun sofra şekerine ihtiyacı yoktur; gün içinde alınan besinlerle şeker ihtiyacı karşılanabilmektedir. Şekerleme, tatlı, pasta ve kurabiyelere yani basit şeker içeren yoğun karbonhidrat ağırlıklı besinlere ihtiyaç yoktur. Düzenli olarak beslenen ve öğünlerini vaktinde yapan kişilerde kan şekeri dengesi kurulduğu için tatlı yeme eğilimi çok daha az görülür.
Yeterli ve dengeli beslenmeyen kişilerde tatlı ihtiyacı daha fazla oluşabilir. Vücut uzun süreli açlıktan sonra boşalan depoları doldurmak için ilk olarak yüklü miktarda karbonhidrat ve şekere eğilim gösterir. Alınan yüksek miktardaki kalorili besinin bir kısmı şeker depolarını bir kısmı da yağ depolarını doldurur. Bu nedenle gün içinde yeterli miktarda kalori almaya, asla öğün atlamamaya ve karbonhidrat, protein, yağ alımının dengeli olmasına dikkat etmek gerekir. Öte yandan psikolojik faktörler de tatlıya eğilimi yükseltir. Regl dönemine giren kadınlar, yoğun çalışanlar, stresi yüksek olanlar kendilerini tatlı yiyerek mutlu etmek isterler.
Şeker hastalığının belirtisi mi?
Sabah kahvaltı yapmayı sevmeyen, öğlenleri genellikle hafif ve hızlı besinlerle geçiren ya da öğün atlayan, ara öğünlerini yapmayan kişilerde genellikle akşam tatlı krizleri görülür. Bu krizler reaktif hipoglisemi denilen pankreastan insülinin aşırı ve düzensiz salgılandığı bir sağlık probleminin işaretleri olabilir.
Reaktif hipoglisemi ilerde görülebilecek olası bir şeker hastalığının göstergesi olabilir. Beslenme alışkanlığınız bu şekildeyse ve akşamları tatlı eğiliminiz görülüyorsa mutlaka bir uzmandan yardım almalısınız.
Regl dönemlerinde diyeti bozan tatlı krizlerinin asıl nedeni ise östrojen hormonunun vücutta azalmasıdır. Östrojen kadına özel bir hormondur. Serotonin ve endorfin gibi hormonların üretimini artırır. Regl döneminde azalan östrojen hormonu kan şekerindeki düşme eğiliminin artmasına, iştahınızın uyarılmasına neden olur.
Özellikle bu dönemde az az ve sık sık beslenmeye özen göstermeli, glisemik indeksi düşük besinleri tercih etmeli, sıvı tüketimini artırmalı, bitki çaylarınızda kabuk tarçın ve karanfil kullanarak aromasal tadı eksik etmemelisiniz. Regl öncesi dönemde dengeli beslenmeye dikkat ederek tatlı krizlerinizin önüne geçebilirsiniz.
Tatlı isteğini bastırmak için neler yapmalı?
Az az ve sık sık beslenmeli, öğünler atlanmamalı. Atlanan öğünlerde kan şekeri düşer ve ardından alınan ilk besinle kan şekerinin hızla yükselmesi görülür. Bu durumda tatlı krizleriyle karşılaşılır.
Sıvı alımı artırılmalı. Kişiler açlık hissettiği anların birçoğunda susuzluk yaşıyor olabilir. Bu nedenle tatlı krizlerinde ilk olarak su ve bitkisel çaylara yönelerek tatlı yemenin önüne geçilebilir.
Kriz anları light sütlü kafeinsiz kahvelerle atlatılabilir. Süt yüksek oranda protein içermesi nedeniyle tokluk yaratır.
Tatlı ihtiyacınızı meyveyle karşılayabilirsiniz
Meyve şekeri beyaz şekerden farklıdır. Meyve şekeri olan fruktoz, vitamin ve minerallerle birlikte bulunur. Beyaz şekerde bulunan sakkaroz vücuda yabancı bir maddedir ve emilimi çok hızlıdır. Bu hızlı emilim, kandaki şekerin düşmesine neden olur. Kan şekeri düşünce insan çabuk yorulur, tekrar yeme isteği oluşur. Kişi kendini halsiz hisseder. Beyaz şeker ve şekerli besinler yerine meyve şekerinden ya da esmer şekerden faydalanmak daha sağlıklıdır. Ayrıca tatlı ihtiyacını bastırmak için hazır meyve suları yerine taze sıkılmış meyve suları tercih edilmeli.
Meyveli yoğurtlar, light süt ve tatlandırıcı ile yapılan dondurmalar, tatlılar kriz anlarının sağlıklı atlatılmasına yardımcıdır.
http://www.ekolay.net/kadin/ana_detay.asp?PID=377&haberid=520545
Besleyici ve Ucuz Besin Seçimi
18/12/2007 · Kategori: beslenme bilgileri
Her grup için pahalı ve ucuz besinler vardır. Örneğin; et, yumurta ile kuru baklagillerden çok daha pahalıdır. Gereksinmemiz olan protein, yumurta ve kuru baklagillerden etten çok daha ucuza sağlanabilir.
-
Mercimek, et kadar besleyicidir, fiyatı çok daha ucuzdur.
-
Mevsimlik sebze ve meyve, turfanda sebze ve meyveden daha besleyicidir, fiyatı daha ucuzdur.
Diyetisyen M.Turgay KÖSE
Ekmek deyip geçmeyin!!!
18/12/2007 · Kategori: beslenme bilgileri
Sağlıklı Beslenmek İçin Neler Yemeliyiz?
8/12/2007 · Kategori: beslenme bilgileri
SAĞLIKLI BESLENMEK İÇİN NELER YEMELİYİZ?
Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetik Bölümü Beslenme Bilimleri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sevinç Yücecan, günde 4-6 fincan yeşil çay tüketiminin, mide, özafagus, kolon, meme, sindirim sistemi kanseri riskinde azalma sağladığını belirtti.
Prof. Dr. Yücecan'ın, ''Sağlıklı yaşam sürecinde fonksiyonel besinlerin yeri ve önemi'' başlıklı yazısı, Dünya Sağlık Örgütü Türkiye İrtibat Ofisi'nin internet sitesinde yayınlandı. Yazıda Prof. Dr. Yücecan, sağlık harcamalarındaki artışta en önemli etmenin hatalı beslenme alışkanlıkları olduğunu vurgulayarak, hatalı beslenmeye bağlı şişmanlık, koroner kalp hastalıkları, kanser, diyabet, osteoporoz gibi sağlık sorunlarının tedavi maliyetinin çok yüksek olduğuna işaret etti.
Türkiye'de tüm ölümlerin ilk sırasında koroner kalp hastalıklarının geldiğini belirten Prof. Dr. Yücecan, kadınlardaki kanser vakalarının yüzde 60'ının, erkeklerdeki kanser vakalarının ise yüzde 40'ının beslenme alışkanlıklarına bağlı olduğunu ifade etti.
Beslenme alışkanlıklarına bağlı kanserlerin başında meme, kolon ve mide kanserlerinin geldiğini kaydeden Prof. Dr. Yücecan, kanserin, dünyada ve Türkiye'de yetişkinlerde ölüm nedenleri arasında 2. sırada olduğunu bildirdi. Prof. Dr. Yücecan, yazısında şunları kaydetti: ''Eğer beslenme alışkanlıkları düzeltilip, enerji dengesine uygun beslenme alışkanlığı sağlanırsa, fiziksel aktivite de fazlalaştırılırsa sadece şişmanlık değil, şişmanlığın tedavisi için yapılan harcamalar da büyük ölçüde azalabilir. Sağlıklı beslenme alışkanlığı ve egzersiz, sağlığın korunması ve geliştirilmesi için çok önemlidir.''
Türkiye'de beslenmeye bağlı kronik hastalıklardan şeker ve kemik erimesinin görülme sıklığının da giderek arttığına işaret eden Prof. Dr. Yücecan, şeker hastalığının son 5 yılda erkeklerde yüzde 25, kadınlarda yüzde 14 oranında arttığını ifade etti.
FONKSİYONEL BESİNLER VE SAĞLIK
Sağlıklı beslenme için, doğal olarak içerdikleri fizyolojik aktif bileşenler ile sağlıklı beslenmeye katkıda bulunan fonksiyonel besinlerin önemine işaret eden Prof. Dr. Yücecan, fonksiyonel besinleri, sağlığı geliştirici, hastalık riskini azaltıcı etkiler oluşturduğu bilimsel olarak kanıtlanan besin bileşenleri olarak tanımladı.
Fonksiyonel besinlerin besin olarak kalması, kesinlikle hap veya kapsül şekline dönüştürülmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Yücecan'a göre, bazı fonksiyonel besinler ve yararları şöyle:
-Tam buğday unundan yapılmış ekmek ve soya kalp hastalıklarında azalma sağlıyor.
-Havuç, kanser riskini azaltıyor, brokoli, lahana, brüksel lahanası akciğer, mide, kolon kanserlerinde azalmaya neden oluyor.
-Soğan, pırasa ve elma, kalp hastalıkları riskinin azalmasını sağlıyor.
GÜNLÜK KULLANIM ÖNERİLERİ
Bazı fonksiyonel besinlerin sağlık için önerilen günlük ortalama tüketim düzeyleri ise şöyle:
-Günde 4-6 fincan yeşil çay, mide, özafagus, kolon, meme, sindirim sistemi kanseri riskinde azalma sağlıyor.
-Günde 25 gram alınan soya proteini, LDL kolesterol (kötü huylu kolesterol) düzeyinde düşmeye neden oluyor. Günde 60 gram tüketilmesi halinde ise menopoz semptomlarında azalma sağlıyor.
-Sarımsak kan basıncını düşürüyor, günde alınan 1 diş sarımsak kolesterol düzeyinde düşmeye neden oluyor.
-Günde 5-9 porsiyon sebze ve meyve tüketimi kolon, meme, prostat gibi kanser türlerinde azalmaya neden oluyor ve kalp ve damar hastalıklarının riskini azaltıyor.
kaynak:http://www.diyadinnet.com/
« Önceki ::
Son Yazılarım
- Farenin Korkusu
- Mutluluğun Formülü 40 Ayetde Gizli
- Güzel Sözler
- İki Şey
- Ehliyet ve Ruhsat
- Anladım
- Azrail
- Strese Girenin İmanından Şüphe Ederim
- Güneş Yanığı
- Kadın Olmak
- Bir Öğrencimin Bana Öğrettikleri
- Çocuğa Hayatı Anlatmak
- Kabağın Sahibi
- Ne zaman.....
- Yaşanmış Korkunç Olay
- Cami Işıklarına Bakan Çocuk
- Bir ip, bir küfe
- Işığı yanan ev
- Vasiyet
- Elmas taşlı bilezik ve yarım parfüm...
- Öyle çabuk ölemeyiz
- Cenneti satın almak!!!
- Teminat
- Merhaba Vefasız
- Şiir
Kategorilerim
Arkadaşlarım
- herneyse
- yesilim
- ihya
- gokmen36
- huzunadasi
- kayravedeniztuncer
- Hasan Beyan
- akyaziliyim
- songulacikgoz
- kirkahvesi
- dantela
- aferimbana
- 100de100
- yemekveorguler
- zezenur
- tumsaglikhaberleri
- heybendenevar
- husvenur
Bağlantılarım
- FOTOĞRAFLARIM
- sağlıklı beslenme
- soya fasulyesi
- sağlıklı beslenme ürünleri
- haydi yardıma
- dünyamız yok oluyor
- kaynak web sitem
- zeze
- diyetisyenimiz
- yaşlı beslenmesi
- bağımsız distribütörü
- shake tarifleri
- herbalife ürünleri
- herbalife hakkında herşey
- kişisel gelişim
- beslenme hesap makinesi
- diyet uzmanı
- doktorlara soru sorabilirsiniz
- gıdaların kalori değerleri
- kişiye özel diyet